Replika samsung,dan islam bilgileri5

 replika samsung

Replika samsung,dan islam bilgileri5 bugün replika samsung bakalım bizlere nasıl bilgiler hazırlamıs replika samsung allah icin islam icin diyorki bir hadîs-i şerifte buyuruldu ki, (Bir erkek, hanımını döverse, kıyamette ben onun davacısı olurum). Dünya işlerindeki kusuru için döğmek şöyle dursun, acı, sert bile söylememelidir.Allahü teâlânın emirlerini yapmak hususunda olan kusuru için, bir günden çok dargın durmamalıdır.Hanımının huysuzluklarını yumuşak karşılamalıdır.Hanımının ahlâkında bir değişiklik görürse, kabahati kendinde bulup, ben iyi olsaydım, o da böyle olmazdı diye düşünmelidir. Düzelmesi için nasihat ederek yardımcı olmalıdır.Hanımının iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona duâ etmeli ve Allahü teâlâya şükür etmelidir.
Çünkü uygun bir kadın, büyük nimettir.Hanımının ayıplarını, kusurlarını ve sırlarını herkesten gizlemelidir.Hanımının günah olmayan kusurlarını görmemezlikten gelmelidir. Günah iş ve sözden vazgeçmesini, namaza, oruca ve gusül abdesti almaya devam etmesini, tatlı ve yumuşak sözlerle nasihat etmelidir.Hanımına, Kur’ân-ı kerîm okumasmı, farzlardan, haramlardan ona lâzım olanları öğretmelidir.Ona, yanmda ve olmadığı zamanlsırda, hep hayır duâ etmeli, fena duâ etmemelidir. Çünkü gece-gündüz onun için çalışmaktadır. Onun ekmekçisi, aşçısı, terzisi ve malınm bekçisi, yoldaşı ve hayat arkadaşıdır.Hanımına latife, şaka, söylemeli ve onu neşelendirecek hareketlerde bulunmalıdır.Hanımı ile öyle olmalıdır ki, kocam beni herkesten çok seviyor bilsin İçeriden, Hazret-i Ömer’in hanımının bağırıp çıkıştığını duyunca şikayet etmeden, geri döner. O sırada Hazret-i Ömer bu adamı görüp seslenir:Niçin gelmiştin, niye uğramadan gidiyorsun?
Hanımımı şikâyete gelmiştim. Fakat hanımınızın, size çıkıştığını duyunca, şikayetten vazgeçtim.
Hazret-i Ömer buyurdu ki:
Biz kadınların her sözüne cevap vermeyiz. Onların bizim üzerimizdeki birçok hakları vardır:
Kadınlar sebebiyle Cehennemden kurtuluruz. Çünkü, hadîs-i şerîfte, evlenen kimse, dininin yarısını emniyet kal’esinin içine aldığı, buyurulmuştur.
Kadınlar bizim malımızın bekçileridir.
Çamaşırlarımızı yıkarlar.
Yemeklerimizi pişirirler.
Çocuklarımıza bakar ve onları büyütürler.
İşte bunun için onlara karşı sabırlı olmamız lâzımdır.
Hazret-i Ömer’in nasihatim dinleyen bu kimse, şikayetinden vazgeçti.
Kadının Kocasına Hizmeti
Bir erkekle evlenerek yuva kuran bir kadının, kocasına hizmet etmesi, onun rızasını kazanması bir ibâdettir. Onun Cennete girmesine sebep olur. Kocanın, karısı üzerinde hakkı çoktur. Bu sebepten Resûlullah Efendimiz, (Eğer bana, birinin diğerine secde etmesi emir olunsaydı, kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim. Çünkü kocanın, hanımı üzerindeki hakkı çok büyüktür) buyurdu. O halde, kadın kocasının emrine ve sözlerine itaat etmeli. Hakkın rızasına bu yolla kavuşmalıdır.
Kadının ev işlerini yapması kocasına teberru’ ve ihsandır. Çok sevaptır.
Allahü teâlâ, ihsân edenleri çok sever. Resûlullah Efendimizin zamanından bugüne kadar, müslüman kadınları kocalarına bu ihsanı yapmışlardır. Kadının, kocasına karşı iki vazifesi vardır: Kendini kocasına teslim etmesi ve evden izinsiz ve örtüsüz sokağa çıkmaması, kocasının emirlerini yerine getirmesidir.
îslâmiyette karı-koca arasında, hayat mücadelesi, ya’nî para kazanmak, müşterek değildir. Erkek kadını, tarlada, fabrikada velhasıl hiçbir yerde çalışmaya zorlayamaz. Kadın isterse ve erkeği izin verirse yabancı erkekler arasına karışmadan, kadın işi olan yerlerde çalışabilir. Fakat kazandığı kadının olur. Erkek ondan zorla birşey alamaz.
Kocasına hizmette kusur etmeyen ve onu razı eden kadının, Cennette derecesi yüksek olup, Cenâb-ı Hakkın rızasını kazanır. Nitekim hadîs-i şerifte buyuruldu ki: (Beş vakit namazını kılan, malının zekâtını veren, Ramazan-ı şerif orucunu tutan, kocasının günah olmayan emirlerini tutan, vücudunu yabancı erkeklere göstermekten koruyan kadın. Cennete istediği kapıdan girer.)Bir gün, Sevgili Peygamberimizin kızı Fâtıma-ı Zehra “radıyallahü anha” Resûlullahın huzuruna geldi. Babasını görünce, ağalamaya başladı. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki:Ey kızım Fâtıma! Seni ağlatan nedir?
Ey Babacığım, dün gece. Efendim Ali ile aramızda bir konuşma oldu. Kasıtsız söylediğim bir söz yüzünden Ali bana kırıldı. Ali’nin kırıldığını görünce, özür diledim, benden razı olmasını, yüzüme gülmesini istedim, dedi.
Sevgili Peygamberimiz de buyurdular ki:
Akıllı olan erkek, hanımını üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek, aile saadetinin bozulmasına sebeptir. Zâlim, huysuz kimse, hayat arkadaşını devamlı üzerek onun sinirlerini bozar. Sinirleri bozulunca, çeşitli hastalıklar meydana gelir. Hayat arkadaşı hasta olan bir koca, mahvolmuştur. Saadeti sona ermiştir. Hanımının hizmetlerinden, yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerini dinlemekle, ona doktor aramakla ve ona, alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçer. Bütün bu felâketlere, bitmeyen sıkıntılara erkeğin huysuzluğu sebep olur.
Kocanın hanımına karşı vazifeleri:
Dinimiz, erkeğin kadına karşı olan vazifelerini uzun bildirmektedir. Erkeğin hanımı ile görüşmesinde dikkat edeceği hususlar şöyle sıralanabilir:

1-Erkek, hanımına karşı her zaman güzel huylu olmalıdır. Allahü teâlâ iyi huylu olanları sever. Huysuzları sevmez. Bir insanı incitmek haramdır.

2-Ona karşı her zaman yumuşak davranmalıdır. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: (Müslümanlann en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır).

3-Eve gelince, hanımına selâm vermeli ve nasılsınız? diye hatırını sormalıdır.

4-Hanımını tenhada üzüntülü görünce, onu çok sevdiğini, acıdığını söyleyip, hâlini sormalı, tatlı şeyleri söylemelidir.

5-Onu neşeli görünce, güleryüz gösterip neşesine katılmalı, ortak olmalıdır.

6-Yapamıyacağı şeyleri bile söz vererek gönlünü almalıdır.

7-Çocukları terbiyede ona yardım etmelidir.

8-Hanımına, memlekette âdet olan elbisenin, çamaşırın en kıymetlisini, malî durumuna göre almaya çalışmalıdır.




Dedim ki, “Ben Allahü teâlânın bu adama nimetiyim ve bu. adamda Allahü teâlânın bana mihnetidir, sıkıntısıdır. Kendi kendime: “Ey filan! Allahü teâlânın mihnetine sabır et ki, sabır edenlerin sevabına kavuşursun. O da, Allahü teâlânın nimetine şükür etsin ki, şükür edicilerin sevabına erişsin! Yarın kıyamette, o şükredenler zümresinde olarak Cennete gitsin. Ben de, sabır edenlerle beraber Cennete gideyim in-şaallah! dedim.
Yâ Rabbi, bize nimetlerine şükür, bela ve mihnetlerine karşı sabır ihsan et! Hepimize şükredenler ve sabredenler sevabı ver!
Hifâ Hatun, Eshâb-ı kiramdan iffetli ve zengin bir hanımdı. Medine-i münevverede, güzelliği dillerde dolaşıyordu. Birgün Peygamber Efendimizin huzuruna gelip sordu:
Yâ Resûlallah, bana. Cennete götürecek bir iş öğret!
Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki:
Önce bir erkekle evlenmen lâzımdır. Bununla dininin yansını emniyete alırsın!
Yâ Resûlallah! Benim dengim kim olur? Beni Habeş hükümdarı Melik Necâşi istedi, ben onu istemedim. Ubey-dullah yüz deve ve başka şeyler verdi. Onu da kabul etmedim. Bugün âhirette kurtuluşun evlenmekte olduğunu buyuruyorsunuz. Yâ Resûlallah, siz kimi beğenirseniz, râzıyım.

Resûlullah Efendimiz:Yarın sabah mescide en önce kim gelirse, bu kadınla o evlendireceğim, buyurdu.
Allahü teâlâ bunu işitenlere öyle bir uyku verdi ki, biri hariç diğerleri sabah erken uyanamadı. Resûlullah önce kimin geleceğini bekliyordu. Aniden Süheyb göründü.
Resûlullah Efendimiz namazdan sonra, Hîfa hatunu çağırdı ve durumu bildirdi. Hîfa, Allahü teâlânın takdirine razı oldu. Resûlullah Efendimiz, bir hutbe okudu ve şöyle buyurdu:
Ey Süheyb, kalk, bu hanımın için birşey al!Yâ Resûlallah! Dünyalık olarak bir dirhem gümüşüm yok!
Hîfa hanım emretti, onbin dirhem gümüşlük bir kese getirdiler, Süheyb’e verdiler. Ona:
T. Git gerekli olanları al, dedi.
Resûlullah Efendimiz de buyurdu ki:
Ey Süheyb, hanımının elini tut, evine götür!
Yâ Resûlallah! Benim evim mescittir, hangi eve götüreyim!
Bunun üzerine Hîfa hanım şöyle cevap verdi:
Filan yerdeki hazır konağı sana bağışladım. Kalk, beni oraya götür.
Resûlullah Efendimiz ona, duâ etti. Eshâb-ı kirâm bu hareketi çok övdüler ve hamd ettiler. Kalktılar, konağa gittiler. Yemeği bitirdiklerinde yatma vakti olunca, Hîfa hatun dedi ki:
Ey Süheyb, bil ki, ben sana ni’metim, sen bana mihnetsin (sıkıntısın). Sen bu ni’mete şükür, ben bu mihnete sabır için, gel, bu geceyi ibâdet ve taatle geçirelim. Sen şükür ediciler, ben de sabır ediciler sevabına kavuşalım. Çünkü Resûlullah Efendimiz (Cennette yüksek bir çardak vardır. Bunda yalnız şükür edenler ve sabır edenler bulunur.) buyurdu.
O gece, ikisi de ibâdet ile meşgûl oldular. Süheyb sabah mescide geldi. Cebrâil aleyhisselâm, geceki hallerini Resûlul-laha bildirdi. Cennet ve buradaki nimetlerinin en üstünü olan Allahü teâlâyı görmek ile onlara müjde verdi. Resûlullah Efendimiz de buyurdu ki:
Ey Süheybf geceki hâlini sen mi anlatırsın, ben mi söyliyeyim!Yâ Resûlallah, siz söyleyiniz!
Sevgili Peygamberimiz de durumlarını, ne yaptıklarını bildirdi ve sonra şu müjdeyi verdi:
Siz Cennetliksiniz ve orada Allahü teâlâyı göreceksiniz.
Süheyb, sevincinden ve Cennette Cenâb-ı Hakkı görmek müjdesine kavuşmak şevkinden, başını secdeye koydu ve şöyle duâ etti:
Yâ Rabbî, eğer beni mağfiret etmişsen, günahlara bulaşmadan ruhumu al! ölmek istiyorum.’’
Allahü teâlâ, onun ruhunu secdede iken aldı. Herkes buna ağladı. Resûlullah Efendimiz de buyurdu ki:
Daha şaşılacak bir şey var. Hîfa hatun da şu anda ruhunu Hakka teslim etti.
İkisinin de namazını kıldılar. Her ikisini yanyana defnettiler. Başları ucuna iki tahta koydular. Bir tahtaya, “Bu Allahü teâlânın nimetine şükür edenin kabridir’’. Diğerine de, “Bu, Allahü teâlânın mihnetine sabır edenin kabridir.Replika samsung bugünlük bukadar bilgi paylastı yarın aksamda kaldıgımız yerden devam edecegiz.






replika samsuıng, replika telefonlar, replika telefon, replika,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder