Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Cep Telefonu Modelleri
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Seo Fiyatlari
- Seo Çalişmasi
- Spot İphone
- Spot Samsung
- Spot Telefon
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- replika telefon
- replika telefon ve google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- İphone Samsung Cep Telefonu Kelimeleri
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
replika telefonlar,dan islam bilgisi45
replika telefonlar,dan islam bilgisi45 bugün sizin icin replika telefonlar bize eslik edecek replika telefonlar uzun zmandan beri hazırladıgı yazılarını sizlere sunuyor ve replika telefonlar diyorki İncîlde ise, ticâret yapmağa, dünyâ için çalışmağa aslâ izn verilmeyip, bil’aks her neye sâhib iseniz, neyiniz varsa satarak sadaka veriniz diye emr edilmişdir.Matta İncîlinde, (Ne mutlu mahzûn, üzüntülü olanlara! Zîrâ onlar tesellî olunacakdır) demekdedir. [Matta bâb beş, âyet dört.Kur’ân-ı kerîmde ise, bir belâ isâbet eden, mahzûn olan ve sabr edenler için verilecek sevâbları bildiren birçok âyet-i kerîmeler nâzil olmuşdur. Meselâ:
Bekara sûresinin yüzellibeş, yüzellialtı ve yüzelliycdinci âyet-i
kerîmelerinde meâlen: (Ey müzminler, sizi [gazâda düşmandan biraz] korku ile, [Oruç veyâ kıtlıkda] açlık ile ve [âfetlerden veyâ malınıza zarar gelmesinden] mal noksanlığı ile ve [hastalık ve za’îflikden] can noksanlığı ile ve [afât-ı semâviyye ve arziyyeden meyvelerinizin veyâ meyve gibi olan evlâdlarınızın] mahsûllerinizin noksanlığı ile imtihân ederim. Ey Habîbim, sabr edenlere [lutf ve ihsânlarımıj müjdele. Onlar o kimselerdir ki, kendilerine bir musibet isâbet etdiği zemân, kalbdeıı teslîmiyyet ve rızâ göstererek: Biz Allahü teâlânın kulu ve mahlûkuyuz ve [öldükden sonra] Ona döneceğiz, derler. O teslîmiyyet gösterip Rablerine sığınanlar üzerine, Rablerinden mağfiret, rahmet [ve Cennet] vardır ve işte onlar hidâyete ermiş olanlardır) buyurulmuşdur.Yine Mattanın İncîlinde: (Ne mutlu halîm [yumuşak] olanlara. Zîrâ onlar ebedî mîrâsa kavuşacaklardır) denilmişdir. [Matta bâb beş, âyet beş.Şûrâ sûresinin kırkıncı âyetinde meâlen: (Kötülüğün cezâsı misli kadar azâbdır, kötülükdür. Kim kötülüğü afv eder ve [kendisine düşman olanla arasını] düzeltirse, onun mükâfâtı Allahü teâlâya âiddir) buyurulmuşdur.
Matta İncîlinde, (Ne mutlu salâh için cefâ olunanlara, Me-lekût onlanndır. Benim için size düşmanlık ve cefâ edip, yalan söy-liyerek size karşı fenâ, kötü sözler söyledikleri zemân ne mutlu sizlere. Sevinin ve mesrûr olun. Zîrâ semâvâtda ecriniz, mükâfatınız çokdur. Her şeyden evvel müşrikler, Peygamberlere “aley-himüsselâm” böyle ezâ ve cefâ etdiler) denilmekdedir. [Matta bâb beş, âyet on, onbir ve oniki.]
Sabnn çeşidleri ve her birinin mükâfâtı husûsunda Kur’ân-ı kerîmde nâzil olmuş birçok âyet-i kerîmeler vardır. Bekara sûresinin yüzyetmişyedinci âyetinde meâlen: (Yüzünüzü doğu ve batı taraflarına çevirmeniz hayr ve tâat değildir. Hayr ve tâat, Allahü teâlâya ve âhirete ve meleklere ve Allahü teâlânın indirdiği kitâb-lara ve Peygamberlere îmân etmekdir. Ve Allahü teâlânın [rızâsı için] muhabbet ile malını; fakır akrabâsma, fakır yetimlere ve muhtaçlara, yolda kalmışlara, [garîb yolculara, müsâfirlere], isteyen fakirlere ve mükâteb kölelere [ya’nî sâhibi ile anlaşıp belli bir ücret ödeyince hür olacak kölelere] ve esirlere [azâd etmek için] vermekdir. Ve [farz] nemâzları dosdoğru kılmak ve zekâtını vermek, sözleşmelerinde ahdine vefa etmek [sözünü yerine getirmek], fakirlikde, ihtiyaç ve sıkıntı hâllerinde, cihâdda sabr etmekdir. Ve bu vasıfları taşıyanlara uymakda sâdık olmakdır. İşte onlar, takvâ sâhibi olan müslimânlardır) buyurulmuşdur.
Âl-i İmrân sûresinin ikiyüzüncü âyetinde ise meâlen: (Ey imân edenler! [Din düşmanlarının eziyyetlerine] sabr ediniz. Düşmanlarınızla olan cihâdda üstün gelmek için, sabr yarışı yapın. Sınır boylarında kâfirlere karşı cihâd için nöbet bekleyin ve Allahü teâlâdan korkun ki, felâha [kurtuluşa] eresiniz) buyurulmuşdur.
Nahi sûresinin doksanaltıncı âyetinde meâlen: (Sabr edenlerin ecrlerini [karşılıklarını] Allahü teâlâ, yapdıkları amelin karşılığı olan sevâbdan dahâ fazla ve dahâ güzel olarak elbette verir) buyurulmuşdur.
Zümer sûresinin onuncu âyetinde meâlen: (Sabr eden müzminler [kıyâmet gününde] hesâbsız mükâfötlara kavuşurlar) buyurulmuşdur.
tülük [mükâfât ve mücâzâtda] müsâvî değildir. Sen kötülüğü, en güzel şeklde def’ et. [Ya’nî gadabım sabr ile, kötülüğü afv ile def’ et. Eğer sen bunu yaparsan] o zemân bakarsın ki, düşmanın yakın dost gibi olur) buyurulmuşdur.
Mümtehine sûresinin sekizinci âyetinde meâlen: (Allahü te-âlâ, din hususunda sizinle dövüşmiyen ve sizi bulunduğunuz yerlerden çıkarmıyan kimselere iyilik ve ihsân etmenizden, onlara adâlet yapmanızdan sizi nehy etmez. Muhakkak ki, Allahü teâ-lâ adâlet ve ihsân eden mü’minleri sever) buyurulmuşdur.
Ubâde bin Sâmit “radıyallahü anh” buyurdu: Resûlullah “sal-lallahü aleyhi ve sellem”, Eshâb-ı kirâma “aleyhimürrıdvân”, (Ben size Allahü teâlânın İndinde şerefli olacağınız şeylerden haber vereyim mi?) buyurdu. Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân” (Evet yâ Resûlallah) dediklerinde: (Allahü teâlânın indinde şerefli olup, yüksek derecelere kavuşmak istersen; sana kızana sen hilm ile [yumuşaklık ile] muâmele et. Sana zulm edeni, afv et. Seni ziyâret etmiyeni de ziyâret et) buyurdu.
Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” rivâyetinde buyuruyor ki: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Eshâb-ı kirâma “aleyhimürrıdvân”: (Sizlere bir kaç kelime [nasihat] öğreteyim mi? İçinizden onunla amel edecek ve öğrenecek kimdir?) diye sordu. Ebû Hüreyre “radıyallahü anh”, (Benim Yâ Resû-lallah) deyince, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, onun elinden tutarak: (Allahü teâlânın harâm kıldığı [yasak etdiği] şeylerden sakın, insanların en âbidi, en çok ibâdet edeni olursun. Allahü teâlânın sana verdiği şeye [her ne kadar az olsa da] râzı ol, [Allahü teâlânın, kalb zenginliği verdiği] insanların en zengini olursun. Komşuna [kalben ve fi’len] ihsân ve yardımda bulun, kâmil bir mü’min olursun. Kendi nefsin için neyi seversen, herkes için de onu sev, [kâmil bir] müslimân olursun) buyurdu.
10 — Matta İncilinde, (Zinâ nehy olunduğu [yasak olduğu] gibi, şehvet ile (yabancı) kadına bakmanın da zinâ olduğu) bildiril-mişdir. [Matta bâb beş, âyet yirmiyedi, yirmi sekiz.
[Kur’ân-ı kerîm, zinâyı kesin olarak harâm kıldığı gibi, zinâ-ya sebeb olacak hcrşeyi de yasaklamışdır. Meselâ, şehvet ile yabancı kadınlara bakmağı ve kadınların da yabancı erkeklere bakmalarını harâm kılmışdır. Ayrıca, yabancı bir kadınla halvet ya’nî yalnız başına kapalı bir yerde berâber kalmak, yabancı kadınların seslerini dinlemek ve zarûretsiz lâübâli [cilveli] bir şeklde konuşmayı da, harâm kılmışdır. Bu husûsdaki Allahü teâlânın emrlerini ve Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”
Bekara sûresinin yüzelliüçüncü âyetinde meâlen: (Ey îmân edenler! Sabr ve salât [nemâz] ile Allahü teâlâdan yardım isteyiniz. Muhakkak Allahü teâlâ[nın yardımı] sabr eden müzminlerle beraberdir) buyurulmuşdur.
Ra’d sûresinin yirmiikinci âyetinde meâlen: (Onlar, şu kimselerdir ki, Rablerinin rızâsını kazanmak için sabr ederler. Nemâz-larını dosdoğru kılarlar. Kendilerine verdiğimiz nzkdan gizli ve âşikâr infâk eder, verirler. Kendilerine kötülük yapanlara, iyilik ederler. O müzminler için [amellerine karşılık] âhiret sezâdeti ve râhat vardır) buyurulmuşdur.
Allahü teâlâ hadîs-i kudsîde: (Ey Âdem oğulları! Bir kimse benim kazâma râzı olmaz ve benim tarafımdan gelen belâlara sabr etmez, verdiğim niZmetlerime şükr etmez, ihsân etdiğinı dünyâ niZmetlerine kanâat etmezse, başka bir Rab arasın. Ey Âdem oğlu! Bir kimse benim belâma sabr ederse, benden râzı olmuş olur, yaZnî rubûbiyyetimi tasdik etmiş olur) buyurdu.
8 — Matta İncîlinde adâlet husûsunda, (Ben size derim ki, eğer adâletiniz yazıcıların ve ferîsîlerin adâletinden ziyâde olmazsa, göklerin melekûtuna hiç giremezsiniz) denilmekdedir. [Matta bâb beş, âyet yirmi.
Adâlet husûsunda da, Kur’ân-ı kerîmde pek çok âyet-i kerîme vardır.replika telefonlar sundu.
replika telefon, replika telefonlar,
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder