replika telefonlar ve psikoloji bilgisi99

 replika telefon


replika telefonlar ve psikoloji bilgisi99  evet arkadaslar sizin icin yine bugün elimizden gelen bilgileri sizlere sunuyoruz ve replika telefon diyorki
ahlaklı hır milletiz” diyerek haklı çıkarma, hır iddiayı geçerli kılmak için gu-cf ha^fvurmaya örnek olarak verılehilır. Guç ve ahlâklılık değerli olabilir, fakat hıınların antlaşmalar ve hır ulusun tam egemenliği ile ilgisi yoktur. Bununla birlikte, hu gıhı iddiaları ortaya atan “insan” dır.
Otoriteye ve/veya Üne Dayalı İddia. Genel olarak yapılan mantık hatalarından hırı, insanların hır alandaki otoritelerin ve/veya ünlülerin başka hır alanda yaptığı yorumlafından etkilenmeleridir. Bu uygulama özellikle Amerika’da yaygın olup reklâmcılar, ürünle ilgili bilgisi olmayanlara urunu aldırmak için sporcuları, film yıldızlarını, dansçıları ve şarkıcıları kullanmaktadırlar. Özellikle Nohel adayları gibi bilginlerden kendi alanlarından uzak olan konularda demeç vermeleri istenir.
Çoğunluğa Dayalı İddia. Buradaki iddia, eğer çok sayıda insan bir şeyi yapıyorsa, bunun doğru olması gerektiğidir. “On milyon Amerikalı ‘Zapo’ de-exlorant kullanıyor, bu yüzden bu deodorant iyi olmalıdır” düşüncesi bu iddianın özüdür.
Saman Adam İddiası. Saman adam tekniği zayıf bir iddia üzerine kurulur ve bu iddia hır başkasına mal edilir; boylece o kişi kolayca mağlûp edilebilir. Bazen saman adam, bir başkasından alınan daha ılımlı bir görüşün karikatürüdür. Bazen ona paratoner iddia da deriz, çünkü iddianın temel hamlesi yeniden yönlendirilerek önemli bir özellik izole edilmekte ve vurgulanmaktadır. Örneğin, Filıpınler’e yapılan dış yardımı tartışıyorken, birçok sosycxîkonomık güce dayanan iyi muhakeme edilmiş bir durum geliştirebilirsiniz. Bunlar, dağlarda yaşayan vahşi hayvanların kurtarılması gibi önemsiz bir noktayı içerebilir. Daha sonra rakibiniz, Luzon ağacı sincabının oldukça fazla olduğunu gösteren sonsuz sayıda istatistik aktararak butun tartışma boyunca size saldırır. Saman adam yaklaşımı özellikle de eleştirel olmayan düşünürler arasında oldukça etkili olabilir. Fakat eleştirel düşünürler, bu iddianın temelsiz ve boş olduğunu anlarlar. Bu taktığın profesörler ve lisansüstü öğrenciler tarafından akademik dünyada sıklıkla kullanılması ise şaşırtıcıdır.
İçinde bulunduflumuz durum, iletişim beceriksizlıöıdir. - Cool Hand Luke (ilminden .
Beyin ile akıl yürütme ve düşünme arasındaki ilişki, çeşitli nörolojj^ runları olan hastalarla çalışan nörologlar ile imgeleme konusunda katılımcılarla çalışan bilişsel nöropsikologların geleneksel araştırma al^ du. Literatür, bu ıkı tur çalışmayla doludur ama biz burada sadece bir sunabileceğiz. ^
Birinci kategoride nörologlar, nörolojik bir degerlendinnenın bir olarak kullanılabilecek teşhise yönelik bir dizi test geliştirdiler. Bu testlcr(^ bin olan Wısconsin Kart Eşleme Görevi’nde hastalardan kartları dört karttan birisinin altına birer birer yerleştirerek kartları eşlemesi istenir (b^. Şekil 14.5). Bu görev, bu bolümün başlarında anlatılan kavram oluşturmago. revlerıne benzerdir. Kişiye eşlemenin renge, biçime mi yoksa sayıya mı dayan, dığı hususunda bilgi verilmez. Kişinin, eğer kart önceden belirlenmiş kurak uygun yerleştirilmişse “doğru” veya kart yanlış eşleştirilmişse “yanlış” dıytn testörun geribildirimleriyle belirlenen kuralları keşfetmesi gerekir. Kişi bir kurala göre eşleme yapmayı öğrendikten sonra, oyun değişir. Katılımcıya ha« ber verilmeksizin kural değiştirilir, ve katılımcıdan eşlemeyi yeni kurala gorç yapması beklenir.
Her şeyden önce, bu test kişinin kavram oluşturma ile ilgili ilk kuralı bulup bulamayacağını ve ikinci olarak, pekişmiş olan önceki kuralı terk etme ve yeni bir kural bulmada yeterince esnek olup olmadığını
\Visconsin Kart Eşleme Görevi gibi bir kavram oluşturmı görevi. Lateral prefrontal kor-teks hasarı olan hasta bu testte zorluklar yaşar. Burada hasta, destenin en üstündeki kartı bitişiğindeki dört hedef karttan birine yerleştirir. Deneyci, kart doğru yerleştirilirse “doğru", yanlış yerleştirilirse “yanlış" der. Deneme ve yanılma yoluyla pek çok normal katılımcı eş leme kuralını öğrenir. Şaşırt macalı kısım, katılımcı bir eş leme kuralını öğrendikten son ra başlar çünkü katılımcı bir kuralı öğrenince kural değişir.
Du^unmr / K»'ranrt Olufturma. Mantık ve Karar Verme
mıştır. Kritılımcılar bu görevi başarıyla yaparlar ve örneğin üniversite öğrencileri sadece ilk kuralı öğrenmekle kalmaz ayrıca düşüncelerini değiştirmede (vites değiştirmek gibi) yeterince esnektir ve ikinci eşleme kuralını da öğrenirler. Ancak, frontal lezyonları olan hastalar bu görevde başarılı olamaz ve ıkı taraflı frontal lezyonları olan hastaların özellikle kural değiştirme görevi ile ilgili ciddi problemleri vardır. Frontal lezyonlu hastalar, tekrarlamaya (perseveration) veya eski eşleme kuralını kullanarak eşleme yapmaya devam etme eğilimindedirler. Tekrarlama, frontal lob sendromunun yaygın bir belirtisidir. Akıl yürütme ı^nAışmalarının bir örneği olan bu test, beyin hasarından şüphe edilen hastaların teşhisinde kullanılır.
Beynin, düşünce ve akıl yürütmenin aracı olduğu konusunda çok az soru işareti vardır. Beynin hangi kısımlarının düşünme prensiplerini içerdiği ve düşünme işleminin temelindeki nöropsikolojinın nasıl olduğu konusunda ise ciddi sorular bulunmaktadır. Akıl yürütürken ve düşünürken beynin nasıl çalıştığını bilmek, felsefenin bu eski problemini ele alan günümüz psikolojisinin önemli bir sorunudur. Bu soru, “biz akıl yürutürken-sonuç çıkarırken- dili mı (yanı içimizden konuşmayı mı) kullanıyoruz?” sorusudur. Bu bolümün başlarında sunulan çatal ve kaşık yerleştirme probleminin çözümünde, eğer sonucu bulmak için dili kullanırsak, mantıksal olarak, ilk önce sol hemısferın işe karışmasını ve sağ hemısferın faaliyetinin daha az olmasını bekleriz. Bunun tersine, problemi yapısal bir temsil içeren yapısal modeller aracılığıyla çözdüğümüzde, yanı bir ıtemı zihinde canlandırma gibi sözel olmayan teknikler kullandığımızda, önce sağ hemısfer işe karışır; sol hemısfer ise çok az düzeyde işe karışır.
Nöropsikolojik veriler, sözel olmayan akıl yürütmenin uygulanabilir bir fikir olduğunu söyleyen teorileri de destekler. Bir çalışmada (Caramazza ve ark., 1976) sağ hemısfer hasarı olan hastalar basit tumdengelimh problemlerde sonuç çıkarımında zorluklar yaşadıkları görüldü. Tümdengelımlı problem aşağıdaki gibidir:replika telefonlar sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder