replika telefon ve madde ile kuvvet bilgisi78
sizlere herzaman oldugu gibi yine replika telefon diyorki genler arasındaki düzensizlik ve pek göze çarpıcı bulunan eşitsizlik ve bu eşitsizliğin büyüklük ve (jjr açısından olduğu gibi Güneş'e uzaklık ve yakınlık da mevcut bulunması ve hiçbir gezegen üzerinde düzen, hiçbir bakışım, hiçbir güzellik ve şekil açısmdan ükemmellik bulunmaması nedendir? Gezegenimsileri, bif ^ birbirine muhalif yörüngelerle dönen yıldızlan b'^^tj^gj^tan maksat nedir? Bu gibi yıldızların sayıları bugünkü göre iki yüzü aştığı halde, metafiziğin meçhul ve mli sonuçlarma dayanan idealist bir filozof Satürn'le Jüpiter çında kozmoğrafyaca henüz tamamıyla belirlenememiş olan Ju mesafede başka hiçbir gezegenin bulunamayacağmdan söz Jivordu. Çoğunlukla yörüngeleri Dünya'nm yörüngesiyle ,(jcan vedüşmeleriyle birçok [207] zararlara, ziyanlara yol açan öktaşlanndan maksat nedir? Genellikle birtakım bâtıl itikatlar doğurmaktan başka bir şeye yaramayan serseri hareket ve devirleriyle birçok kuyruklu yıldızlar yaratmaktan ne gibi bir fayda beklenir? Kepler'üı benzetmesine göre gökyüzündeki topuklu yıldızlarm miktarı denizdeki balıklarm sayısma eşittir. Yine henüz sistemden mahrum ve replika telefon Çifte Yıldız halinde bulunan bmlerce güneş neye yarıyor? Birbiri etrafmda dönen veya ikisi de müşterek bir merkeze tâbi bulunan bu cisimlerden ne gibi bir fayda beklenebilir? Ve nihayet bizim Dünyamız niçin bir başlangıç ve bir sona sahip olarak yarahlımş ve bu suretle insanlar tarafmdan meydana getirilecek birçok büyük işler, birçok önemli tesisler ebediyen unutulup gidecekler mi?Allah'a itikat taraftarları dünyanın ve kâinatm yaratılmış olduğunu ve ebedi bir müessir tarafmdan hareket ettirilmekte bulunduğunu iddia ettikleri gibi, yukarıdan beri saymakta olduğumuz ve hepsi de böyle bir itikat ile çelişki halinde [208] bulunan soruların cevaplarmı da bulup vermelidirler. Acaba niçin bu ebedi olan müessir, göksel cisimlere ve sistemlere bu gaye sebep ile uyumlu bir şekil, bir hareket vermedi? Niçin i ismini nurâni bir hat ile uzaya resmederek bilinmesi talep ve zorunlu olduğu söylenen mevcudiyetini herkese ilan etmedi? Niçin bu kadar şüphelere, tereddütlere, bitmez tükenmez kavgalara sebep oldu, zavaUı insanları birbiriyle boğaz boğaza getirdi, kendini tanımak ve öğrenmek isteyenleri geceleyin karanlıkta el yordamıyla yürümekten başka bir şey olmayan bu siinlıolı aracfırma ypmini ı'İ7prinr}p hıralcfı? ki; Eğer Allah var ise bizim cehalet ve noksanlı^ meydarra getirdiğimiz binlerce trajedilere ve yine
icra etti^miz nihayetsiz vahşetlere nasıl tahammül Yoksa bir saniye zarfmda bütün bu kötülüklere soı^ muktedir rrü değildir?.. [2091
Bu gibi meseleler ve gözlemler isteıüldiği kadar artt, ve onlarm arttırılmasmdan sonuçlan değiştirecek bir. çıkarılamaz. Tabiatm incelenmesi ve bâtıl , soyutlanarak kâinata atfedilen her bilimsel nazar insana getirir ki, hiçbir tarafta ve hiçbir zaman böyle metafizi ' kuvvet, bir Allah mevcut değüdir ve olamaz.
Kâinatta büyük bir intizam, bir ahenk söyleyenler, bu ahengin de asla değişmeyen ve kanunlarm etkileriyle vaki olduğunu ve hep bunların yavaş yavaş gelişmekte ve evrim geçirmekte bulunmasında,! ileri geldiğini unutmamalıdırlar. Eğer böyle olmasaydı sonsuaj dek aym hal ve sükûnet devam edecek, ilksel bir halde ve pei eski zamarüarda gök ne idiyse bugün yine öyle kaimş bulunacaktı. Halbuki böyle kalmadı. Daima hareketine devan etti. Gayeden mahrum ve hayat için gereksiz olan ımsurlan hayat sahibi unsurlara dönüştürerek birtakım organik şekillenil meydana gelmesi için çalıştı. Bunlarm [210] içinde yine birtakımları vardu ki, onlar da bir gayeye sahip olmaktan mahrum bulunuyorlardı. Bu yüzden yok oldular, yerlerine daha mükemmelleri geçti. Herhangi bir cismin özel İ3İr vasla sahip olması demek, o cismin hareket bakımmdan özel bir vasla sahip olması demektir ki, bu hareket diğer dsimlerin hareketleri ile bir çatışma halindedir ve bu çatışma buluncaya kadar, yani düzensizlikleri dolayısıyla yavaş yavaş yok olmaya mahkûm olan birtakım unsur ve hareketlerin ortadan kalkmaları zamanma kadar cismin özellikleri devam eder. Ondan sonra o da kâinatin ahengine karışır gider, Bu yüzden kâinattaki düzen ve güzellik, tabiatm kuvvetlerinin ve kanunlarmm tamamıyla faaliyetlerini icra edebilmeleriyle kaim ve gayet basit bir şeydir. "Gökyüzünde Varhğm Muhafazası İçin Mücadele" admdaki eserinde Doktor Kari Du M Darwinizm teorisini gökyüzüne de uygulamış ve ilk defa olma!: üzere bu hakikati açmıştır. Bu zata göre Güneş sistemimizdeki hadiselerin gayesi, uzun bir gelişim
arasmda göremiyoruz. Fakat bu sonrakiler herhangi sebepten dolayı parçalanmış bir gezegenin enkazıdır ki, ilendi başlarma mevcudiyet oluşturdukları zamandan şimdiye |(adar büyük bir zaman geçmemiş ve gerektiği eskimemişlerdir. Kuyruklu yıldızlara gelil genç gezegenlerdir ki.
imce, bunlar büsbütün kendilerinde Du Prel'in kuralmı ebilmek hiç mümkün olmaz. Bu gibi genç yüdızlarm [212] bir sisteme kabul edilmeleri ve düzgün bir kurala bağlı olarak uzay içinde harekete başlamalan için pek uzun bir zamamn geçmesi gerekir.
"İşte bu olağanüstü oluşumlara karşı hükmünü icra eden a^lık kanununun mücadelesi böyle nihayet bulur ki, bunları gördükten sonra hiçbir zaman yıldızlann ta oluşumlanmn başlangıcmdan beri her türlü hareketlerini düzenleyen gayet akıllı ve nihayetsiz bir surette muktedir metafizik bir kuvvete itikat edemeyiz. Çünkü bu gibi hareketler ve faaliyetler üzerinde tabiatm kuvvet ve kanunlannm nasıl hâkim olduğunu ve yine bu kuvvet ve kanunlarm her yerde aym ve değişmez bir halde bulunduklarım görüyoruz ki, kâinattaki düzen ve ahenk de bu suretle meydana gelebilir".
Fazla olarak şunu da söyleyeceğiz ki, tabiattaki ahenk, hareketlerindeki düzene rağmen Güneş sistemimiz de daha gerektiği kadar mükemmelleşememiştir. Her dakika gezegenlerinden bui diğeri üzerine etki etmeye çalışır.[2i3] Ay'm denizler üzerindeki etkisi, med ve cezir meydana getirmek suretiyle sahillerde icra ettiği düzensizlikler pek aşikârdır. Kuyruklu yıldızlar ve göktaşları gezegenlerimizin yörüngeleri arasmda düzensiz geçişleri ile dolaşu* dururlar ve zararlarmdan başka bir faydaları tasavvur olunamaz. Yalnız Güneş'in gayet güçlü olan etkisi bunların hepsini birden gene’
dönmeye başladıktan sonra, üzerinde derece derece ve izleyen birtakım dönüşümler meydana gelmeye baı^ Merkez tarafları yoğunlaşmaya, ortası da yavaş soğumaya yüz tuttu. Eskilerin, Dünya nın kab kısmıyla ^ kısım birbirinden ayrılırken göğün şimşeklerini, yüdırun]^ oluşturmak üzere yukarıya doğru yükselip zannettikleri ateş^ bilakis merkezde ve oluşan kabul; tabakalarmın altmda kaldı. Bunu, tabaka tabaka aşağıya indiğimiz zaman sıcaklık derecesinin artmasıyla anladığını^ [2151 gibi, sıcak su kaynaklarmdan, volkanlardan ^ anlayabiliriz. Birtakım buharlann yoğımlaşmasıyla sularm meydana gelmesinden sonra bu sularla ateş arasmda dehşetli bir mücadele başladı ve nihayet sular galip gelerek yerin bütün yüzeyini istila ettiler, her yer deniz oldu. Gerek fiziksel gerek kimyasal kuvvetlerin tahrip ve teşkil hususunda sarf ettikleri faaliyetler yavaş yavaş bu denizleri de yoğunlaştınnaya başladı; karalar, kıtalar meydana geldi ve bu suretle uzun bir müddet geçtikten sonra yüzey gittikçe kalmlaşb, şimdiki gördüğümüz şekilde sert ve sabit bir hale geldi. Muhtelif ve birçok tabakalar oluştu ki, bugünkü jeoloji âlimleri bu tabakalar vasıtasıyla yerin yaşım ve tarihini anlayabiliyorlar. Doğrusu tabiat tıpkı bir kitaba benzese de kolaylıkla karıştmlacak, yaprakları çevrüecek ve okunacak bir halde değildir. Ara yerde birçok yaprakları, üzerinde gerçekleşen olaylarm etkisi ie yırtılmış, yok olmuş ve çoğu harfleri okunamayacak bir derecede bozulmuştur. Bundan ciddi ve mükemmel bir mana çıkarmak için pek ziyade [216] gayret ve zahmet sarfetmek gerekir. Eğer yer tabakaları hadiselerinin oluşturduğu derin ve.replika telefon sundu yarın devam edecegiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder