replika telefonlar ve madde ile kuvvet bilgisi44
bugün bende sizin gibi bu güzel bilgileri yazan replika telefonlar huzurunda sizlere tsekkür ediyorum"laDirenc leıuı- içine girmek ve bunlar hakkında yapabilmek için eski devirlerin organik kalmhlarından bazı eserler ve örneğin dişler, pullar, deniz kabukları, vesaire ile bunlarm fosilleri mevcut olmasa idi, yerin teşekkülüne dair bir vukuf elde etmek bizim için mümkün almazdı. Şu kadar ki, bazı sahte izlenimler eski âlimleri aşırtmış ve arz üzerinde birçok defalar değişim ve dönüşümler jj^eydana geldiğini zannettirmiştir. Bu hale ve bu zanna göre İdesin ve genel birtakım altüst olmalarsonucunda bütün hayat sahipleri yok olmuş ve sonra yeniden meydana gelmişlerdir ki, bu hadiseler en azmdan elli kere tekerrür etmişlerdir. Ateş ve su, sıra ile ve her biri kendi kuvvetine göre yeri tahrip etmeye devam ediyorlar ve maksatlarma ulaştıktan [217] sonra yeniden yaratüışa devam etmesi için şeyleri ve unsurları tekrar yaratanm arzusuna tâbi bir halde sakin bırakıyorlardı. Meşhur âlim ve hakimlerden Buffon (1707-1788) ile Cuvier (1769-1832) bu teoriyi kabul etmişlerdi. Natüralistlerin meşhurlarmdan Agassiz de bu fikri kabul etti. Bugün bile birtakım âlimler ve özellikle ilâhiyat taraftarları buna inanmaktadırlar. Herakleitos, Eflatun vesaire gibi birtakım eski filozoflar da böyle düşünüyorlar ve milyonlarca sene ara ile birçok dönüşümler ve yok olup yeniden meydana gelmeler iddia ediyorlardı. Halbuki diğer taraftan materyalizm müntesipleri -ki bunlar da Anaksagoras, Ocellus, Demokritos ve öğrencileri Epiküros ile Lukretius vesairedir- yerin evrim yolunda pek düzenli hareket ettiğini ve asla tabii hadiselerden başka bir şey ortaya koymadığım söylüyorlardı.
Yerin dönüşümüne dair olan bu teoriler, mutlaka metafizik bir kuvvet ve kudretin gerekliliğine delil olmak üzere devam ettiriliyordu. [218J Çünkü istediği zaman yok eden ve istediği zaman yeniden meydana getiren bir kuvvet tasavvuru birtakımlarmm işlerine yarıyor ve kendi düşüncelerine uygun zuhur ediyordu. Hatta Incil'in sözüne göre "bu kuvvet", bütün yeryüzünü tufan içinde bırakarak o zaman pek ziyade asi olmuş ve günahlar içinde boğulmuş olan insanları yok etti ve yeniden bü ırk meydana getirdi. Cenâb-ı Hakk kendi eliyle
yapan ve en derin noktalara kadar nüfuz eden bir âliminin gözü gibi, bir jeoloji âliminin gözü de milyoı^^^^ seneden beri oluşan ve hâlâ oluşmakta [219] bulıuian tabakalarma nüfuz etti. Bu nüfuz, şimdiye kadar karanlı^^^ gizemli olan birtakım bâtıl itikat sahiplerine yeni yeni bahşedebilecek bir mahiyette bulunan bu bâtıl reddederek yer tabakalaruun aşama aşama bir dönüşiiın ve evrim sonucunda meydana geldiğini ve gayet tabu bir cereyaj, takip ettiğini matematiksel bir kesinlikle ispat etti. Eskiden o kadar muhabbetle sözü edilen "yaratılış devirleri" ve İndl'in "yaratılış günü" tabiriyle uzun uzadıya tarif ettiği meseleler ortadan kalkü. Yerin geçmişinin de şimdisinden farklı olmadıjı anlaşıldı. Bunu ilk defa keşfederek bütün o eski teorileri yian âlim, İngiliz jeoloji uzmanlanndan Charles Lyell idi. Bu zat ispat etti ki, yeryüzünde genel itibanyla asla büyük delimler ve dönüşümler meydana gelmemiş ve anzi olarak meydana gelen bu tür hadiseler mutlaka bir yere özgü, yani özel kalmışlardır. Yerin tarihi dikkatle incelenecek olursa, aşama aşama ve pek uzun zamanlarda meydana gelmiş ve gelmekte bulunan bir evrimden başka bir şey dikkati çekmez. [2201 k evrim hâlâ daha gözlerimizin önünde vazifesine devam etmektedir. Yalmz pek yavaş bir surette meydana gelen böyle büyük bir hadiseyi basit bir tecrübe ile ispat etmek mümkün olmadığı gibi, gözlemlemek de güçtür. Fakat kabuk üzerinde rastlamakta olduğumuz ve büyük dönüşümler sonucunda meydana geldiğini zannettiğimiz birtakım izleri incelersek, tamamıyla aksi bir fikre kapılmamız zorunludur.
"Çünkü yer ancak tabiatm kuvvetleri etkisiyle ve tabu bir surette evrimleşti. Bugün aym kuvvetlerin etkisiyle hâlâ bu evriminde devam ediyor. Hiçbir zaman sebepsiz ve gayri tubii
jrak edebilmek lazımdu. Bir damla suyun uzun müddet [221] ;ıu düşerek meydana getirdiği bir çukur dikkate alınırsa, örünüşte gayet zayıf olan bazı kuvvetlerin uzım müddet etki jcra etmekte devam etmesinin bu gibi evrimi nasıl meydana getirdiği anlaşılır. Yerin yüzeyi şimdi bile sürekli değişmekte ve geçmişte olduğu gibi yeni yeni tabakalar meydana getirmekte ye eskilerini kaybetmektedir. Bir taraftan yanan dağlar, çöken yerler, ortaya çıkan adalar, denizlerin çekilip bıraktı^ arazi, suların istila ettikleri karalar, yatağmı değiştiren nehirler ve bütün bunlarla beraber yaşamakta olan hayvanlar ve bitkiler bepsi yeni bir tabaka meydana getirmek için çahşıyorlar.
Ve biz bütün bu tabii hadiselerin muhtelif zamanlarda muhtelif yerlerde meydana getirdikleri etkilerin hep birden bu tabakayı meydana getirmek için milyonlarca sene çahşüklarım anlıyoruz. Bu suretle yaratılış denilen şeyin aşama aşama bir dönüşümden ve hadiselerin birbirine zincirlenmesinden ibaret olduğu anlaşıldığı gibi, dışsal ve metafizik bu kuvvetin bu hususta da bir müdahalesi ve etkisi olmadığı meydana çıkıyor. [222] İncelemelerimizi daha ziyade derinleştirirsek muhtelif yer tabakalarınm oluşumları arasmda önemli farklar buluruz ki, bu farklar bu tabakalardan birisi meydana gelmeden önce diğerinin meydana gelmeyeceğini gösterdiği gibi, zaman itibanyla da üst taraftakilerin alt taraftaküerden daha genç olduklarım ispat eder. Bu tabakalardaki düzeni incelemeye başlayacak olursak, muhtelif iki tabakaya mensup kayalar arasında maden oluşumları açısmdan büyük farklar gözümüze çarpar. Öyle farklar ki, meydana gelmeleri mutlaka ara yerde önemli bir zamanm geçmiş olmasına ve bu tabakalarm aşama aşama ve art arda teşekkül etmelerine bağlıdır. Bir taraftan coğrafya konumları, yükselme ve alçalmalar, diğer taraftan denizlerin ve cereyanlannm etkisi yavaş yavaş yerin yüzeyi üzerinde pek büyük dönüşümler meydana getirirler. Yükselme esnasmda dalgalar etrafı tahrip ettiği gibi, birtakım organikleri de kendisiyle beraber sürükler götürür ve bu
Bilirler ki, yerin ve gelişimlerinin tarihini e dışsal bir kuvvetin varlığına c esere rastlanamıyor ve hâlâ tabiatm bilinen kuv
başka bir kuvvetin etkisi altmda bulunmuyoruz. Hiçb' ve hiçbir zaman -ne kadar eski ve uzak olursa olsm^ Î H incelemelere bir smır belirlemek ve o şuurdan ileriye için dışsal ve metafizik bir. kuvvet varsaymayj^^^^^ görülemez. Her yerde aym kurallar, aynı maddeler incelenmesi mümkün hadiseler görülmektedir. '
"Tarihsel incelemeler ispat ederler ki, geçmiş ile şinrrjj esaslar üzerine dayamr. Şimdi nasıl yavaş yavaş dönüşüy*'^ geçmiş de öylece dönüşmüştür. [2241 Bu hale
yüzden madde ve yer üzerine etki icra eden aymdırlar" (Burmeister).
"Hadiselerdeki özdeşlik bize gösteriyor ki, ateş ile suyuj, daima aym kuvveti varmış, aym kuvveti var ve aynı kuvveti olacaktır. Çekim ve sonuç olarak ağulık, elektrik ve manyetizro hadiseleri, yanardağlarm faaliyeti şimdi ne ise geçmişte o i' (Rossmâsler).
"Tabiat daima sakince çalışu. Zelzeleler, şiddetli hareketeı daima istisnalardandu. Bazı yazarlarm muhayyilesinden ı^kan büyük harabiyetler, genel felaketler abartı ve bazen de tamamıyla uydurmadır. Büyük dönüşümler olmadı değil,oldu Lâkin aşama aşama ve bilinen kuvvetierin etkisiyle oldu" (H Tuttie). [225]
Arük aydm zekâlar ve bilimlerin cereyarana giıebilmiş kimseler, kâdir bir elin zaman zaman yeryüzünü altüst ettiğine, bazen suları taşırtarak, bazen karaları hamur gibi elinde oynayarak, hayvanları ve organikleri yok ederek ve y yaratarak büyük büyük dönüşümler meydana .replika telefonlar yazdı ve sundu..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder