Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Cep Telefonu Modelleri
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Seo Fiyatlari
- Seo Çalişmasi
- Spot İphone
- Spot Samsung
- Spot Telefon
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- replika telefon
- replika telefon ve google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- İphone Samsung Cep Telefonu Kelimeleri
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
replika telefon,ndan islam bilgisi43
replika telefon,ndan islam bilgisi43 bugün replika telefon sizler icin yazacak ve replika telefon yazmaya devam edecek allah icin islam icin bu yazılarımızı okuyun ve paylasın sizin icin
replika telefon diyorki Allahın kelâmı mütemâdiyen değişemiyeceğine göre, yalnız yukarıdaki sözler, bugünkü İncilin insan eli ile yazıldığını isbâta kâfidir. Matta İncili ortadan kaybolmuş, onun yerine esrârlı bir (Q) yeni bir İncil yazmışdır. Bu (Q) nün kim olduğunu kimse bil-memekdedir.
Bugünkü İncilin (Yeni ahit) kısmında bulunan dört havâri İncilleri, bilindiği gibi, Mattadan başka, Yuhanna, Luka ve Markus tarafından yazılmışlardır. Bunlardan yalnız Yuhanna (ki hazret-i îsânm teyzesinin oğlu idi) hazret-i îsâyı görmüş, fekat İncilini onun semâya kaldırılmasından sonra Samosda yazmışdır. Luka ile Markus ise, hazret-i îsâyı hiç görmemişlerdir. Esâsen bunlardan Markus, bir havâri değildi. Ancak Petrusun tercümanıydı. Yalnız Matta İncilinin değil, Yuhanna İncilinin de başkası tarafından yazıldığı veyâ değişdirildiği iddi’â edilmekdedir. Kısaca bu dört İncil hakkında birbirlerinden farklı birçok rivâyetler vardır. Yalnız bir husûsda bütün dünyâ bilginleri birleşmekdedirler: Aramızda vâki olan şeylerin hikâyelerini başlangıcda gözleriyle görenlerin ve kelâmın hizmetçisi olanların bizlere naki etdik-lerine göre, tertîb etmeye birçok kimseler girişdiklerinden, ben de tâ başından beri hepsini dikkatle araşdırıp tahkîk ederek. Ey fazî-letli Teofilos, olduğu gibi sırasıyla sana yazmayı münasib gördüm.
Şimdi bunları inceliyecek olursanız, üç havârînin kendilerinden değil, ismi bilinmiyen, kim olduğu belli olmıyan bir (Q) dan bahsetdiklerini görürsünüz. Bu (Q) kimdir? însan mı? Peygamber mi? Hizmetçisi kimdir? Yerinden kalkıp hazret-i îsâyı tâkib eden kimdir? Şehâdet eden kimdir? Bu kadar esrâr dolu ve anlaşılmaz bir din kitâbı olur mu? Kim kime ve niçin şehâdet ediyor, o da belli değil.
Şimdi sıra geldi, İncîldeki dürlü bahisler arasındaki farklara:
Samuel (24 : 13):
(Gad, Dâvuda geldi ve ona dedi ki: (Memlekete yedi açlık senesi mi gelsin, yoksa düşmanların seni tâkib ederken kaçıp kurtulasın mı?)
Şimdi aynı mes’eleden bahseden Incîlin Birinci Târihler bahsine dönelim: (21 : 11):
(Böylece Gad, Davuda geldi, dedi ki: (İstediğini seç. Ya mem-leketde üç sene açlık, yahûd düşmanın seni yeneceği üç aylık bir savaş.)
Allahın sözü denilı'n İncilde, bu iki kitâbda aynı mes’ele arasındaki büyük farkı görüyorsunuz. Hangisine inanalım? Allah iki dürlü beyânda bulunur mu.
Bugünkü Incîlin muhtelif kitâbları arasındaki farklar o kadar 'okdur ki, bunların hepsini yazmağa kalksak, kocaman bir kitâb >Iur. Biz burada okuyuculara genel bir fıkr vermek için, birkaçından dahâ bahsedeceğiz:
Allah kelâmı değildirler. Bugünkü tncîllerin içinde ba’zı hatâları anlatmadan evvel, İndilerin başka bir özelliğinden de bahsetmek istiyoruz. Sözü gene Ahmed Deedata bırakalım. Ahmed Deedat şu hikâyeyi anlatıyor:
Bırgün, Hıristiyan dostlarıma ricâ etdim. (Ben şimdi İndlle meşgul oluyorum. Size ondan bir parça okumak istiyorum) dedim. Benim Incil ile ilgilenmeme pek memnun oldular. (Galiba hi-ayete eriyor) diye sevindiler. Koşa koşa yanıma geldiler. Ellerine birer Incil verdim ve (Ipya) kitâbını açmalarını ricâ etdim. (Şimdi ben size kendi elimdeki İndiden bu bahsi okuyacağım. Lütfen beni tâkib edin ve doğru okuyup okumadığıma dikkat edin) dedim. Hepsi beni dikkatle dinlemeğe ve okuduğum parçayı ellerindeki İncilden tâkib etmeğe başladılar. Okuduğum parça şöyle idi:
Ben devâm ederken onlara (Nasıl, harfi harfine doğru okuyor muyum?) diye soruyordum. Onlar da (tâm tamına, harfi harfine doğru okuyorsun) diye tasdîk ediyorlardı. Birdenbire kendilerine: (Şimdi size birşey söyliyeceğim: Sizin elinizde bulunan, İncîlin Işa-ya 37 bahsidir. Benim okuduğum parça ise İncîlin İkinci Krallar 19 uncu bahsidir. Ya’nî bu iki kitâb, harfi harfine birbirinin aynıdır. Demek ki, bunlardan biri temâmen ötekinden aşırılmışdır. Ama hangisi, hangisinden aşırmış, bunu ben bilmiyorum. Bu hu-sûsda karâr yermek size düşer. Fekat, sizin kutsal saydığınız bu ki-tâblar birbirinden aşırılmışdır. İşte isbâtı!) dedim. Bir kıyâmetdir kopdu. (Böyle şey olamaz!) feryâdları yükseldi. Hemen elimdeki încîli aldılar. Dikkatle incelediler. Okuduğum bahsin hakîkaten 2. Kralların 19. bendi ve bu bahsin, ellerinde bulunan Işaya 37 nin harfi harfine aynı olduğunu görünce ağızları açık kaldı. Onlara dedim ki, (Bana darılmayın ama, bir Allah kitâbında böyle yazı aşırma (intihâl) keyfiyeti olur mu? Ben nasıl olur da böyle kitâbla-ra inanırım?
(En çok rakkam farkları var, acaba rak-kam farkı, o kadar önemli midir?) Buna meşhur Alberts Schweı-zer’in sözü ile mukabele edelim: Schvveizer diyor ki: (En büyük mu’cizeler bile, iki kere ikinin beş etdiğini veyâ bir dairenin çemberinde açılar bulunduğunu isbatlıyamaz. Yine en mu’azzam mu’cizeler, ne kadar çok olursa olsun, her hangi bir h^^^Jıyan dogması (Bâtıl i’tikadı) içinde bulunan bir eksiği, bir yanlışlığı düzeltemez)
(Hazret-i îsâ ile birlikde asılan iki hırsız, ona karşı kötü sözler söylediklerinden Cehennemlik oldular.) derken, Luka (23: 43). (Hırsızlardan biri Hazret-i îsâya küfr etdi. Bunu duyan ikinci hırsız, arkadaşını azarladı. (O da, bizim gibi ızdırab çekiyor, ona dokunma) dedi. Bunun üzerine hazret-i Isâ, ona (sen benimle beraber Cennete gideceksin) buyurdu) demekdedir.
Yine Markusa göre, hazret-i îsâ haçdan indirildıkden sonra, ölüler arasında kaldığı sırada, havârileri ile görüşmüş ve hemen, o gün semaya kaldırılmışdır. Hâlbuki Lukaya göre, hazret-ı Isa, ölüler arasında 40 gün kaldıkdan sonra semâya kaldırılmışdır.
Bu misâller böyle uzayıp gider. Yukarıda da söylediğimiz gibi, hepsini kaydetmek için, bu kitâbın hacmi yetmez. Önsözde, kendisini tanıtdığımız, Müslimân olan eski bir rahip Turmeda, birkaç nümûne veriyor:
İşte size Încîli terkip eden (Ahd-i Atik = Eski Ahid) kitâbla-rınm mâhiyyetleri hakkında tâm bilgi.
Ahdi Cedid= Yeni Ahid” kısmına gelince, bunun hakkında yukarıda açıklama yapıldığından ve yazan havâriler için gereken bilgiler verildiğinden ve içindekilerin birbirlerinden ne kadar farklı oldukları gösterildiğinden ötürü bunları tekrâra lüzûm görmedik.
İncilin içinde, dahâ birçok ma’nâsız sözler vardır: Meselâ, Allahın tufâna nedâmet edişi, Hazret-i Yakûbun rü’yâsında Allahla güreş tutarak onu yenmesi gibi. Bunların ne kadar saçma şeyler olduğu Hıristiyanlar tarafından da kabul edildiğinden bu bahsleri yavaş yavaş İncilden çıkarmaya başlamışlardır.
Şimdi, bugünkü İncillerin ifâde üstünlüğünün ve insanlara neler öğretmeğe çalıştığının incelenmesine gelelim:
Bir nümûne olmak üzere, Incîlin ilk bahsi olan Tekvîn (Yaratış) den bir bend alıyoruz. Bu kitâb, ilk insanlardan, ilk Peygamberlerden, Âdem, Nûh, İbrâhim gibi büyük nebilerden bahseder. Aynı zemanda İbrâni âilelerinin nasıl kurulduğunu anlatır. Biz burada Yehûdîlerin ceddi olan Juda (Yahuda)dan bahseden 38. bendi alıyoruz:
(Yuda (veya Yahuda) Yehûdî ırkının babasıdır. Adullalı bir adamın yanına indi. Orada Kenanlı bir adamın kızını gördü. Adamın adı Şna idi. Kızı alıp vücudüne girdi. Kız gebe kalıp bir oğul doğurdu. Onun adını (Er) koydu. Kadın yeniden gebe kalıp bir oğul daha doğurdu. Onun adını (Onan) koydu. Kadın tekrar bir oğul doğurdu. Onun adını (Şela) koydu. Yahuda, ilk oğlu (Er) için bir kadın aldı. Bu kadının adı (Tamar) idi. Yahudanın ilk oğlu (Er) Rabbin gözünde kötü idi. Onun için, Rab onu öldürdü. Bunun üzerine Yahuda ikinci oğlu Onana (Kardeşinin karısının vücuduna gir, onu tohumlıyarak kayınbirader vazifesini yap ve kendi kardeşine zürriyet yetişdir) dedi. (Halbuki İncilin yine aynı bahsinde, (bir kardeşin kardeş karısı almasının günah olduğu) yazılıdır!). Onan bunu istemedi ve tohumunu yere akıtdı. Yaptığı şey Rabbin gözünde kötü oldu ve Rab onu da öldürdü. O zeman, Yahuda Tamar’a (Şela henüz çok küçükdür. O da büyüyüp seni to-hıımlıyabilecek bir yaşa gelinceye kadar dul kal! Çünki, o da kardeşleri gibi ölmesin) dedi. Bunun üzerine, Tamar gidip babasının evinde oturdu ve dul elbisesi giydi. Bir müddet sonra Yahudanın karısı öldü.
Tamarın oturduğu tarafa doğru geldi. Tamar üzerindeki dulluk elbisesini çıkardı. Başını örtdü. Enayim kapısında oturdu. Arada Şela büyüdüğü hâlde, hâlâ ona kocalık etmemişdi. Tamar, buna çok gücenmişdi ve kayınbabasından intikam almak istiyordu. Kayınbabası yanından geçerken ona göz kırpdı. Yahuda onu bir kötü kadın sandı. (Senin vücudüne girmek istiyorum) dedi. Tamar (Vücudüme girmek için bana ne verirsin?) diye sordu. Yahuda, (Sana sürümden bir oğlak veririm) dedi. Tamar (Oğlak gelinceye kadar bana ne rehin verirsin?) diye sordu. Yahuda ona rehin olarak kendi mührünü, asâsını ve şeridini verdi. Sonra, onun vücudüne girdi. Kadın ondan gebe kaldı. Kalkıp gitdi ve tekrar dul kadın elbisesini giydi. Yahuda kadının elinden rehini almak için Adullalı dostunun eliyle oğlağı o tarafa gönderdi. Dostu kadının bulunduğu yerde oturanlara (Buradaki kötü kadın nerededir?) diye sordu. Oradaki adamlar (Bizim bu tarafda kötü kadın yok-dur) dediler. Oğlağı veremeden döndü ve mes’eleyi Yahudaya an-latdı. Yahuda, (bize utanç olmasın, ben borcumu ödemek için oğlağı gönderdim ve sen de onu bulamadın) dedi. (Yanî borcunu ödediğini söyledi.) Aradan üç ay geçdi. Tamarın gebeliği meydana çıkdı. (Zina ile gebe oldu) dediler. Yahuda (Onun derhal yakılması gerekir) dedi. Fekat, Tamar yakılmak için dışarıya çıkarıldığı zeman, yanında bulunan mühr, asâ ve şeridi Yahudaya gönderdi. (Bana tohumunu dökerek beni gebe yapan kimse, işde bunları bana verendir.) dedi. Bunun üzerine Yahuda: (Kabahat benimdir. Çünkü ben ona tohumumu dökmek için oğlu Şelayı yollamadım. O halde Tamar benden daha günahsızdır) dedi. Tamar ikiz doğurdu. Yahuda.bir daha Tamarın vücudüne girmedi.)
Şimdi lütfen elinizi kalbinizin üzerine koyarak şu süallere cevap veriniz: Bir din kitâbı ne öğretir? Bir din kitâbı, insanlara yapmaları gereken hususlarla yapmamaları gereken husûsları öğretir, onlara dünyâ ve âhiret hakkında fikr verir. Onları fenâ hareketleri için azarlar ve iyi hareketlerini över. Cenâb-ı Hakka karşı ne gibi borçları olduğunu, birbirlerine karşı nasıl muâmele etmek gerek-diğini anlatır. Dünyâda sulh ve selâmet içinde yaşamak için neler yapmak gerekdiğini bildirir. Kısaca, bir dıu kAtâbı, bir AHLAK KİTÂBIdır.
Yukarda okuduğunuz parçada bunlardan ne var? Yukarda yalnız Rabbin gazaba gelerek Er ile Onanı öldürmesi var. Neden gazaba geldiği pek belli değil. Geri kalan kısmı ise, açık saçık bir seks hikâyesidir. Bu parça, bugün dünyânın her yerinde Pornografi (Açık saçık, yâni fuhuş, (müstehcen) neşriyat) sınıfına girer ve yayınlanması yasaklanır.Bu tasvir, Titüsün Kudüsü zapt ve tahrib etdiği zeman, bir yehûdî bilgini tarafından kaleme alınmışdı. Aynı ibâreleri şimdi Mattada görmekteyiz. Bunun ma’nâsı şudur ki, her hangi bir kimse, bu sözleri Matta İnciline eklemişdi). Bu da yukarda (Matta İncili hakîkî Mattanın yazdığı Incîl değildir diye iddia edenler vardır) diye yap-dığımız açıklamanın doğruluğunu bir kerre dahâ isbatlamakda, bu ilâveleri yapan esrarengiz (Q) yu hatırlatmakdadır.replika telefon szin icin sundu.
replika telefon,
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder