replika telefon ve allah bilgileri2

replika telefon ve allah bilgileri2

 bugün en güzel islam bilgilerini  allah bilgilerini yazan replika telefon diyorki “Beni dövmek için emir veren kimseye hakkımı helâl ettiğime din sizi şahid tutuyorum'’.
Kendisini döven kimseye hakkını helâl ettiğine, yanındaki insanları şalı,; kılınca, kendisine bu husus soruldu. Soranlara <>öyle cevap verdi:
“Ölüp Resûlullah’a kavuştuğumda, O'nun hanedanından bazılannınct-henneme benim sebebimden atıldığını görünce Resûlullah'tan haya edeceğimden korktum”.
Denilir ki, Mansur, Cafer'e kısas yapmak (veyahut Malik'e karşıyaptıv kötü hareketten dolayı onu terbiye etmek) istediğinde Malik şöyle der:

“Bundan Allah'a sığınırım. Allah'a yemin ederim ki. bana vuru/ansopı lardan her biri vücudumdan kalkmadı ki. ben O'na (o anda) Resûlullık'ı olan yakınlığından dolayı hakkımı helâl etmeyeyim.”
Ebu Bekir b. Ayyaş şöyle der: “Eğer bana. Ebu Bekir, ÖmerveAliln-dıyallahu anhüm) bir iş için gelseler, Resûlullah’a (sallallahu aleyhi vesd-lem) olan yakınlığından dolayı ilk önce Ali’nin işini bitirirdim. Yüksekte yerden düşüp (parçalanmak) onların işini Ali’nin işinden öncegöriKl ten daha hoş gelir bana.”
Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) zevcelerinden birinin vefaıa tiği, İbn Abbas'a söylenince, hemen secde etti. Bunun üzerine kendisine
“Bu saatte secde edilir mi?" diye soruldu. İbn Abbas soruya şöylecc'^ verir;
“Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) harikulade alâmetler gördû^^ nüzde secde edin buyurmadı mı? Resûlullah’m zevcelerinin vefatından dr ha büyük alâmet hangi alâmettir.” (173).
Ebu Bekir, Ömer (radıyallahu anhüma) Resûlullah’ın hizmetçisi (înıırj Eymen'i (radıyallahu anha) ziyaret ediyorlardı. Ve:
“Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), onu ziyaret ediyordu."dijtt lardı (174).
Resûlullah’ın süt annesi Halime es- Sadiyy'e, Rcsûlullah’ı ziyaretetüllt rinde O’na Resûlullah cübbesini çıkarıp yere sererdi. O’nun üzerineoM masını isterdi, bütün isteklerini yerine getirirdi. Resûlullah (.vaflallahuı^' hi ve sellem) irtihal ettiği vakit. Ebu Bekir ve Ömer, Halime ye Rti
(173)/nıa/?ı Tırmizi. Sünen. Ebvabü’l- Menakib Ti FuJlı E/vaci'n- Ncbıyyı (sa.v.)dc3!*''' mcini İkrime (r.a.)’dan lahriç cimıştir
(174)İmam Müslim. Sahih. 44 Kılubu Fadaili’s- Sahabe 103 (2454) No lu metni uhnç İmam İbn Mâce, Sünen 6. Kitabü'l- Ccnaiz. 65 Babu zikri Vcfaiihi (s a v.) de l6)5Naki<'
RI^Ul.ULLAH’IN (SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEM) ASHABINA HÜRMET VE TA’ZİM ETMEK, İHSAN VE İKRAMDA BULUNMAK, RESÛLULLAH’A (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) TA’ZİM
hürmet etmek, İhsan ve ikramda bulunmak gİbîdİr
Onlann haklarını bilmek, onlara u>ınak, onlara medh-U senada bulunmak, onlar için istiğfar etmek, aralarında vukubulan hadiselerden dolayı .sükût etmek, düşmanlık yapanlara düşmanlık yapmak, tarihçilerin (Rallziler) ve sapık Şiîler, .sahabelerden birini ta’n eden ehl-i bid'at gibi cahil ravilerin (veya kasden söz imal edenlerin) sözlerinden kaçınmak, sahabeler arasında vukubulan fitnelerden dolayı onları ta’n etmemek, sahabelerin işlerim en iyi çıkış yollarına ulaştırmak, sahabelerden hiçbirisini kötülükle yadetmemek. (çünkü bunların hepsine onlar lâyıktırlar), sahabelerin herhangi bir işini ayıplamamak, bilâkis onların iyiliklerini, faziletlerini, üstünlüklerini, onlann gidişatının iyi olduğunu yadetmek, bunlardan başka onlara yakışmayan hususlarda sükût etmek. Rcsûlullah'a hürmet ve ta’zım etmek gibidir. Nitekim Rcsûlullah buyurmuştur ki:
—Ashabım anıldığı zaman (onlara ta'n etmekten, onlara yaraşmayan hususları onlara atfetmekten) kaçınınız (176).
Allahü Teâlâ da şöyle buyuruyor;
—Muhammed (aleyhisselâm) Allah'ın peygamberidir. Onun maiyye-tinde bulunanlar da (Ashab-ı kiram) kâfirlere karşı çok şiddetli, kendi aralarında gayet merhametlidirler. Onlan, rükû' ve secde eder halde (namaz kılarken) Allah'dan sevap ve rıza istediklerini görürsün. Secde izinden (çok namaz kıldıklarından dolayı) nişanları yiizlerindedir. İşte onların Tevrat’daki vasıfları budur. Incil'deki vasıfları da şu: Onlar filizini çıkarmış bir ekine benzerler. Derken o filizini kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, nihayet gövdeleri üzerleriıiue doğrulup kalkmış: ekincilerin hoşuna gidiyor. (İşte Ashab-ı kiram da böyle olmuştur. Bidayette azlıktılar, sonra çoğalıp kuvvetlendiler vc güzel bir topluluk meydana getirdiler.) Bu teşbih, kâfirleri ashabla örkelendirrnek içindir. Onlardan iman edip .salih ameller işleyenlere Allah bir mağfiret ve biiviik bir mükâfat va'detmiş-tir(l77).
— İslâm’a ve dolayısiyle (cennete girişle) ileri geçerek birinciliği kazanan muhacirler ve easar, bir de güzel amellerle onların izinden giden mü’-minler (var ya), Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’dan
(175)Ibn Sâd'ın nıbakal'ıııüu hııdiscyi lahrıç eıtifiinı İmam Suyûıî(r.h.) Mcnahil Shf. 66’da kay-d<nni5lir.
inO)lınam Taberani, Mu'ccm'ındc Ibn Ehi t.A<.ı;ıu’'nin Ibn Mc\’tıd (ra.)'dan tahriç cııniştir; dile İmam Süyûlî (r h.) Mcnalıil; 66'da ka)clelmı>lif.
olmu.'^lardır. Allah, onlara akaçları altından ırmaklar akan cennetlerh). zırladı ki, içlerinde ebedi olarak kalacaktır. İşte bu, en bü>ük saadeti; (178).
—Hakikaten Allah, (Hudcybiyc’clc) ai^acın altında sana biat etmek!,
olduklar vakit, o müTninlerden razı oldu. Böylece kalblerindeolanı;, dakatı bildi de, üzerine manevi huzuru indirdi. Kendilerine de taka ' bir zafer (Hayber'in fethini) verdi (179).
—Mü’minlerden öyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözdeıı-
dakat etiler. Kimi (şchid oluncaya kadar dövüşeceğine dair) adagınıöde [ di (şehid oldu). Kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar asla terdiUer l sözü değiştirmediler (180).
El- Kadı Ebu Ali: Ebu'l- Hüseyn. Ebu'l- Fudl, Ebu Yala. EbuAlıe-Sina MuhammaJ b. Mahbub, Et- Tirmizî, Haşan b. Sabbah. Süfyanb.Vyt, ne. Zaidc'ûen, Abdülmelik b. Umcyr, Ribi b. Hiray, Huzcy/c denritziî
— Ashabım (gökteki) yıldızlar gibidir. Onlardan hangisine uyarsaiB hidayete ulaşırsınız (182).
Enes’len rivayet edilmiştir. Rcsûlullah (sallallahu aleyhi vesd/em)btıt> ruyor;
— Ashabımın örneği, yemeğe (katılan) tuz gibidir, ^’emck yenecek lak ancak tuz ile gelir (183).
— Ashabım hakkında Allah'tan korkunuz. Benden .sonra onlank ^ defe alıp (aleyhlerinde konuşmayınız). Onları kim severse, bana karşıbei-1 miş olduğu sevgi ile sevmiştir. Kim unlara buğzederse, bana olanbujs» dan dolayı etmiştir. Kim onlara eziyet ederse, bana eziyet etmiş olur. B»
(178) Tevbe Sûresi, .iyel; 100. (179) Kcıih Sûresi, nyei; 18. (180) Ah/ab Sûreti, t\ti, 2) i\%\) İmam Tirnım, Sünen. EbvabU’l-Menakıb; t2. 3obun fi Menakıbe £bi MıneûiKfi’Ji hUma) Kileyhim.a’d.1 3663 No.lu metni Hureyfe (ra.)’dan lahric edilmisıit. /mam/NıMiık nen. El- Mukuddime. II Uablln fi ladailc Ashabı Kesûlullalı (s.a.v,)de97 No.ılc Humfrtsi t man lahric eimijlir.
(182)Haşr Sûresi, âyei; 10.
(183)İmam Ebu Yâla ve Bezzâr'm lahriy elliğini İmam Sdyûıi(r.h.} Menahil hö daUıdA»*
RESÛLULI.AH IN ASHAUINA. MURMHT VE TA ZIM
kim ederse, Allah’a kar!>ı v>kını$ olur. Kim ki Ailah’a karşı çıkıp isyan ederse, Allah’ın onu yakalayıp (cehenneme utması) yakın olur (184).
—Ashabıma küfretmeyin (kölü sö/. söylemeyin). Sizden biriniz, Uhud (dağı) kadar altın tasadduk etse, onların tasadduk ettiği bir buçuk müd (iki nlıl yani yirmi kile) kadar olmaz (185).
—Ashabıma şovenin, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun, Allah onu levbesini (veya nafile ibadetini) ve fidyesini (veya farz olarak yaptığı ibadetini) kabul etmez (186).
—Ashabım anıldığı zaman (onlara ta’n etmekten) kaçınınız.
Cabir'm rivayet ettiği hadîste ise Peygamber fa/cy'/ıı.s.sc/âm) buyuruyor ki:
—Allahü Tcâlû ashabımı —nebi ve resûller hurıç— bütün âlemin üzerine üstün ve seçkin kıldı. Bana da ashabımdan Ehu Bekir, Ömer, Osman ve Ali olmak üzere dört kişiyi seçti. Onları ashabımın hayırlısı kıldı. Ashabımın hepsi hayırlıdır (187).
—Kim Ömer’i severse beni sevmiştir. Kim ki, Ömer’e buğzederse bana buğzetmiştir (188).
Mâlik b. Enes ve başkası diyor kı: Kim (kalbiyle) sahabeye buğzcdcr (diliyle de) küfrederse, o kimsenin Müslümanların (harbde elde ettikleri) ganimetten hakkı yoktur, O kimse Allahü Teâlâ’nın şu âyet-i kerimesi ile ganimetten mahrum edilir:
—Onlardan (muhacir ve ensardan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi bağışla ve iman ile bizden evvel geçmiş olan kardeşlerimizi
(liU) Tahrici yukarıda gedi.
(185)/mam Buharı, Salıitı. 62. KilabU Kadailc Asliabi’n- Nebiyyi (s.a.v.) 5. Babu Kavlı’n- Nebiy-yi (»a.*'.); "Lev KUnlU MUllctıizen Halileıı” de Ebu Saidı-I- Hudri (ra.)'dan tahriç etmıytır.
İmanı Müslim, Sabiti. 44. Kiıabu Fadaılc’s- Sahabe'de 54. Babu tahrıını Sebbü's- Sahaben (r an-h(ını)de22l (2540) No.lıı meini Ebu Hüreyre fr.a.)'daıı 222 (2541) No.lu metni Ebu Saidı'l- Hudri lu l’ian lahriç eımi$ıir. İmam Ebu Davud, Suneıı. kıiabu't- Sunneiı Babu'n- fi'ıı- Nehyı an Seb-bı Ashabı Resûllilahı (s.a.v.) de Ebu Saidi'l- Hudri(r.a.)‘dan tahrıç etmiştir. İmam Tirmizî, Sünen. Ebabu’l Menakib; üabtin Fı men Sebbe Ashabe'n- Nebiyyi'dc 3860 No.lu hadisi Ebu SafdiHudri (ra.)'dan lahric etmiştir. İmam Ibıı M,icc, Sünen. Mukaddime. II Dabun Fı Fadaile Ashabi ResO-lıllah (sa.v.) de "Fudiu thl-ı Bedr" de 161 No.lu metni Ebu Hureyrf (r.a.)'dan tahriç etmiştir. (186)/mam De/lcrul'nin Mtlsned'inde Uveym b Saıdc’den Ebu Saim IsfaMni (r.h I Mcnahıl Shf 66'da kjydctmışlir
(I87| İmam Berjar vc Duy Icmi ııın Câbır İr a I 'd.ın rivayeti tahne otlıjtını /num Suy tin*. Mcıuhıl 66'da tıydclııııvlır
(188)/mam Taberâııi'nin Mu’cemıı Evsal'ında Ebu Saidı'l- Hudri (ra i'dan ceyyid bir scnedle ührif ellifiiıi lıııaııı Silyûli, Mcnahıl Shf. 66’da kaydetmiştir.
439replika telefon yazdı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder